Çalışma ilişkisi sırasında işçiler yapılan iş dolayısıyla gerek işyerine gerekse işveren yahut üçüncü kişilere maddi veya manevi zararlar verebilmektedirler.

Özellikle trafikte motorlu araç kullanımının ve üçüncü kişilerle ilişkilerin yoğun olduğu sektörlerde verilen hasar yapılan işin kaçınılamaz bir parçası halini almıştır. Ayrıca iş makinesi kullanımı olan alanlarda da işyerine zarar verilmesi sıkça karşılaşılan sorunlardandır.

İş Kanunu 25/II-ı bendi, işçinin işyerine veya üçüncü kişilere verdiği zarar sebebiyle (zarar tutarının 30 günlük ücretini aşması halinde) iş sözleşmesini haklı nedenle feshetme hakkı tanımıştır. Ancak, işyerine verilen zarar bakımından mutlaka doğru tespit yapılmalı ve çalışanın savunması alınmalıdır. 

İşveren sözleşmesini feshetmeyip sadece zararını karşılamak isteyebilir. Zira fesih alternatifi bir zorunluluk değildir. Hatta haklı nedenle fesih de zorunlu değildir, işveren haklı sebep oluşsa dahi işçiyi mağdur etmemek bakımından geçerli nedenle fesih de yapabilir. 

Geçerli nedenle fesih yapacak olan işverene tavsiyemiz feshin ihbarlı yapılmasıdır. Zira işçinin bu süre içinde (ihbar süresi dört haftayı aşarsa pratik bir önemi olacaktır) işçinin feshin geçersizliğine karşı dava açıp açmadığını görmek mümkün olacaktır ve gerekir ise farklı alternatifleri düşünmek için süre kazanılmış olacaktır. 

Uygulamada ve doktrinde kabul edilen ve Yargıtay içtihatlarında da yer alan uygulama işveren, işçinin verdiği zararı, yönetim hakkı çerçevesinde işçiye tazmin ettirebilir.

İşçinin verdiği zararın tazmini açısından; öncelikle işçinin verdiği zararın kesin olması gerekmektedir. Kesinleşmemiş, ortaya koyulmamış bir zararın tazmininin talep edilmesi yahut tazmin edilmesi çalışma barışını bozmakla birlikte zaten zayıf konumda olan işçinin durumunu daha da zorlaştıracaktır. Ayrıca, zarar işçinin kusurundan kaynaklanmalıdır. Üçüncü kişilerin kusurları, alet edevat hatası, mücbir sebepler vb. sonucu meydana gelen hasarlardan işçi sorumlu tutulmamalı ve tabii ki verdiği zararın tazmini yoluna gidilmemelidir.

İlaveten; zarar bir bilirkişi tarafından değerlendirilip (gerekirse işyeri dışından bir uzman; gerekli ise mühendis, mali müşavir vs) miktarı belirlenmelidir veya fatura ile ispat edilebilen bir kalem olmalıdır.

Dikkat edilmesi gereken hususları başlıklar halinde toparlamak gerekir ise; 

1. Çalışanın işyerine zarar vermiş olduğu yazılı olarak bir tutanak ile tespit edilmelidir.

2. Zarar miktarı teknik bilirkişi, uzman vb kişilerce tespit ettirilmelidir. Burada teknik bilirkişiden kasıt, özellikle ispat açısından ilgili zarar ile ilgili bağlı olunan odaların bilirkişi olarak yaptığı çalışma neticesindeki raporlar ile mahkemelerce yaptırılan delil tespitleridir. İşyerinde yapılan tespitlerde ise tespitin objektif olmasına, piyasa fiyatlarına ve işletme içi fiyatlara uygun olmasına dikkat edilmelidir. Bu tespitler yapılmadan evvel hukuk müşavirinden görüş alınmasında fayda vardır.

3. Olayı görenler var ise ifadelerine başvurulmak suretiyle, zararın meydana gelmesinde çalışanın ihmali/kastı olup olmadığı konusunda teknik inceleme yapılmalıdır. (Bu çalışmanın da mümkün ise hukuk müşavirine danışarak yapılmasında fayda vardır.)

4. Çalışan savunmaya davet edilmelidir. Özellikle soruşturma neticesinde hizmet akdinin feshedilmesi ihtimali var ise, olayın ilgili birimlerce öğrenilmesini takiben 6 iş günü içerisinde idari soruşturmanın başlatılarak işçiden yazılı savunmasının alınmasına özen gösterilmelidir. ,

5.  Çalışan savunma vermek istemez ise savunma vermekten imtina ettiğine dair tutanak düzenlenmeli, çalışanın bu durumunun ispatını yalnızca işverence düzenlenen tutanağa bırakmamak için ayrıca savunma evrakı posta yoluyla ya da noter yoluyla tebliğ edilerek savunması istenmelidir. Eğer işlemlerin sonucunca fesih prosedürü işletilecek ise bu yolun işletilmesi önemle tavsiye olunur.

6.  Tespit edilen zarar çalışanın 30 günlük ücreti tutarını aşmıyor ise, tazminatlı-geçerli nedenli fesih yapılabilir. Veya alternatif olarak ihtar verilebilir.

7. Tespit edilen zarar çalışanın 30 günlük ücreti tutarını aşıyor ise, haklı-tazminatsız fesih gerçekleştirilebilir. Veya yine tazminatlı fesih yapılabilir. Veya diğer bir alternatif olarak ihtar verilebilir.

8. Tespit edilen zararın çalışanın 30 günlük ücret tutarını aşıp aşmayacağına bakılmaksızın İş Kanunun yine aynı maddesi uyarınca, eğer sözkonusu ise işin güvenliğini tehlikeye düşürmesinden dolayı haklı –tazminatsız fesih gerçekleştirilebilir, alternative olarak geçerli –tazminatlı fesih ya da ihtar  verme yolu da seçilebilir.

9. Ayrıca verilen zarar miktarı işçinin ücret dışındaki hak edişlerinden veya işçi rıza gösterir ise ücretinden de mahsup edilir. Fesih yapılmış ise bu mahsup öncelikle feshe dayalı tazminatı ya da ödenmesi gereken mali haklarından  ve  hatta işçi muvafakat etmiş ise ücretinden yapılır. Bu mahsupta işçinin özellikle zarar miktarına ve mahsup işlemine muvafakatı alınmalıdır. Alınmaz ise işçinin zarar tutarına ve mahsuba karşı dava açma hakkı doğar.

10. Yapılan mahsuplar neticesinde hala tahsil edilemeyen bir zarar var ise genel usullere göre işçiye karşı alacak davası açılır.



İşçilik alacaklarının hesaplaması için hesapsihirbazi.com adresinin ziyaret edebilirsiniz.

 Yorumlar (0)

 Yorum Yapın