| 2288 kişi okudu

Bu yazımızda 44447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununda 2008 yılında yapılan değişiklikle Ek Madde-1 olarak eklenen “İşverenin Ödeme Aczine Düşmesi - Ücret Garanti Fonu” düzenlemesi gereğince işverenin ödeme güçlüğüne düşmesi halinde işçinin ücretinin belirli bir kısmının karşılanması için kullanılan sistemin ne olduğu, hangi koşullarda geçerli olacağı, ödemelerin nasıl yapılacağı gibi önemli bilgileri sizlerle paylaşacağız.

Ücret Garanti Fonu Nedir?

İşverenin iş sözleşmesi gereğince iş görme edimini yerine getiren işçisine karşı en temel borcu ücret ödeme borcudur. Ücret unsurunun yer almadığı iş sözleşmesinin geçerli bir iş sözleşmesi olduğundan bahsedilemez. İşverenin ödeme güçlüğüne düşmesi halinde ise çeşitli yasal düzenlemeler aracılığı ile işçinin ücret hakkına ulaşması sağlanmaya çalışılmıştır. İşte bu yasal düzenlemelerden biri de Ücret Garanti Fonu sistemi olup, bu sayede işverenin ödeme aczi içinde olması halinde, belirli koşullar ve sınırlar içinde işçinin ücret alacaklarına ilişkin bir güvence sağlanması hedeflenmektedir.

Ücret Garanti Fonu’nun yasal dayanağı, daha önce 4857 sayılı İş Kanununda “İşverenin Ödeme Aczine Düşmesi” başlığını taşıyan 33. Maddesi iken, 2008 yılında yapılan değişiklik ile bu hüküm yürürlükten kaldırılarak aynı kanun değişikliği ile 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa Ek Madde-1 ile eklenerek ve bazı değişiklikler yapılarak sosyal güvenlik mevzuatına aktarılmıştır. Devamında 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun Ek Madde-1 maddesine dayanılarak Ücret Garanti Fonu Yönetmeliği de yürürlüğe girmiştir.

Ücret Garanti Fonu Kimleri Kapsamaktadır?

Ücret garanti fonu, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu kapsamında sigortalı sayılan çalışanları kapsamaktadır.

Ücret Garanti Fonundan Yararlanma Koşulları nelerdir?

4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu ve Ücret Garanti Fonu Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde yararlanma koşulları aşağıda gösterilmektedir. Buna göre,

* İşverenin Ödeme Güçlüğüne Düşmesi

Kanun kapsamında, işverenin ödeme güçlüğüne düşmesi halini işverenin; konkordato ilan etmesi, işveren için aciz vesikası alınması, iflası, iflasın ertelenmesi nedenleri olarak gösterilmektedir. Halihazırda iflasın ertelenmesi yürürlükten kalkmış ve İcra İflas Kanunu’nda yeniden düzenlenen konkordato hükümleri içinde, konkordatodan etkilenen alacaklar arasında işçi alacakları sayılmamıştır. Dolayısıyla işçiler alacaklarını işveren konkordato ilan etseler bile talep edebilecek durumdadırlar. Ancak 4447 sayılı yasanın ilgili maddesi değişmediği için, işvereninden alacağını tahsil etmede zorluk yaşayan çalışanlar bakımından hala Ücret Garanti Fonu’na başvurma olanağı da bulunmaktadır.

* İşçi ve İşveren Arasındaki İş İlişkisinden Doğan Bir Ücret Alacağının Bulunması

Buna göre ücret alacağı; işçinin, iş ilişkisinden kaynaklanan ve işverenin konkordato ilan etmesi, işveren için aciz vesikası alınması veya iflası nedenleri ile ödeme güçlüğüne düşmesinden önceki ödenmeyen en fazla üç aylık temel ücrete ilişkin alacaklarıdır.

* İşçinin İşverenin Ödeme Güçlüğüne Düşmesinden Önceki Son Bir Yıl İçinde Aynı İşyerinde Çalışmış Olması

Ücret Garanti Fonundan yararlanacak olan işçinin, işverenin ödeme güçlüğüne düşmesinden önceki son bir yıl içinde aynı işyerinde çalışmış olması yönetmelik kapsamında öngörülmüş bir diğer şarttır. Aksi halde Ücret Garanti Fonu’ndan yararlanması mümkün olamayacaktır.

* İşçinin Başvuruda Bulunması

Ücret Garanti Fonundan yararlanmak için işçinin Türkiye İş Kurumuna (İŞKUR) başvuruda bulunması gerekmektedir. Başvuru sırasında, işçinin işverenin ödeme güçlüğüne düştüğünü gösteren belge (konkordato ilanı, iflas kararı gibi) ve işverenin ödeme güçlüğüne düştüğü tarihten önceki ücret alacaklarına ilişkin “İşçi Alacak Belgesi” ile başvurması gerekmektedir.

Bu şartları taşıyan işçinin ücret garanti fonu kapsamında talep edeceği ücreti en fazla üç aylık maaşı ile sınırlandırılmıştır. Ödemeye esas ücret ise sigorta primine esas tutulan kazancı üzerinden hesaplanan net ücret olarak belirlenmiştir. Ücret garanti fonu kapsamında yapılan ödemeler her halükarda 5510 sayılı Kanunun 82 nci maddesi uyarınca belirlenen günlük kazanç üst sınırını aşamamaktadır.

Sonuç olarak, yasal düzenlemeler ile işçinin ücreti bir nevi imtiyazlı bir hale bürünmekte ve garanti fonu ile korunması amaçlanmaktadır. Ayrıca belirtmek gerekir ki, çalışanın işverenin aczinden kaynaklanan nedenler ile iş akdini sona erdirmesi veya iş akdinin işverence sona erdirilmesi halinde kıdem tazminatı, ihbar tazminatı veya üç aydan fazla ücret alacaklarının var olması halinde çalışanın ücret garanti fonuna başvurması tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla bu alacak haklarını etkilememektedir. Keza, işçinin Ücret Garanti Fonu’na başvurması, koşulları oluşması halinde haklı nedenle iş akdini feshetmesine engel değildir.

Yararlı olması dileğimizle.



 Paylaş


 Yorumlar (0)

Bu içerik için henüz yorum yapılmadı. İlk yorumu siz yapın.

 Yorum Yap

Bu içerik hakkında sorularınızı, görüşlerinizi veya eleştirilerinizi bizimle paylaşabilirsiniz. Email adresiniz kimseyle paylaşılmayacaktır.